İlaç tedavisi ve psikoterapiye rağmen yakınmaları devam eden bazı hastalarda, TMS tedavisi cerrahi işlem gerektirmeyen, anestezisiz uygulanabilen ve psikiyatri hekimi değerlendirmesi sonrası planlanan bir tedavi seçeneği olabilir.

İlaç tedavisi ve psikoterapiye rağmen yakınmaları devam eden bazı hastalarda, TMS tedavisi cerrahi işlem gerektirmeyen, anestezisiz uygulanabilen ve psikiyatri hekimi değerlendirmesi sonrası planlanan bir tedavi seçeneği olabilir.
TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon), beynin belirli bölgelerine manyetik uyarılar verilerek uygulanan, invaziv olmayan bir tedavi yöntemidir. Özellikle depresyon belirtilerinin tedavisinde, standart tedavilerden yeterli yarar görmeyen bazı hastalarda değerlendirilir. Uygulama sırasında kafa derisi üzerine özel bir manyetik başlık yerleştirilir ve hedeflenen beyin alanlarına kontrollü uyarılar gönderilir.
TMS tedavisi ameliyat gerektirmez, genel anestezi uygulanmaz ve işlem klinik ortamında, hasta uyanıkken yapılabilir. Bu yönüyle günlük yaşamdan tamamen kopmadan sürdürülebilen bir tedavi planı oluşturulabilir. Seans süreleri uygulanan protokole göre değişebilse de klasik rTMS seansları genellikle birkaç dakika ile yaklaşık 30–40 dakika arasında sürer; tedavi çoğu zaman haftada 5 gün olacak şekilde birkaç hafta planlanır.
TMS tedavisi en sık, depresyon nedeniyle tedavi gören ancak ilaç tedavisi ve psikoterapiden yeterli yanıt alamayan kişilerde değerlendirilir. Antidepresan kullanımına rağmen şikâyetleri süren, ilaç yan etkileri nedeniyle mevcut tedavisini sürdürmekte zorlanan ya da hekim tarafından alternatif bir destek tedavisi uygun görülen kişiler için seçenek olabilir.
Her hasta için uygun olmayabilir. Özellikle epilepsi ya da nöbet öyküsü bulunanlarda, bipolar bozukluğu olanlarda veya baş bölgesinde metal implant bulunan kişilerde ayrıntılı değerlendirme gerekir. Bu nedenle TMS kararı mutlaka psikiyatri uzmanı muayenesi sonrasında verilmelidir.
Tedavi öncesinde kişiye özel bir değerlendirme yapılır ve uygulamanın hedef noktası ile uyarı düzeyi belirlenir. İlk seansta “haritalama” benzeri bir hazırlık süreci uygulanabilir. Daha sonra belirlenen protokole göre kafa derisi üzerine yerleştirilen özel coil aracılığıyla manyetik uyarılar verilir.
TMS seansları çoğunlukla ayaktan tedavi şeklinde uygulanır. İşlem sonrasında hastanede yatış gerekmez ve çoğu kişi günlük yaşamına aynı gün devam edebilir. Tedavi planı; tanıya, klinik tabloya, kullanılan cihaza ve hekimin uygun gördüğü protokole göre kişiselleştirilir.
TMS tedavisinin en önemli avantajlarından biri, cerrahi işlem gerektirmemesi ve anestezisiz uygulanabilmesidir. Uygulama hedefe yönelik yapılır ve klinik ortamında yürütülür. Bu nedenle bazı hastalar için düzenli takip altında sürdürülebilen destekleyici bir seçenek oluşturabilir. Ancak her tedavide olduğu gibi TMS’nin de herkeste aynı sonucu vermeyebileceği hastaya açık biçimde anlatılmalıdır. NICE rehberine göre depresyonda kısa dönem etkililik verileri yeterlidir, ancak klinik yanıt kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.
TMS genellikle iyi tolere edilir. En sık bildirilen yan etkiler arasında uygulama bölgesinde rahatsızlık, baş ağrısı, yüz kaslarında seğirme hissi ve sersemlik yer alır. Bu yakınmalar çoğu zaman hafif-orta düzeydedir ve seans sonrasında azalır. Daha nadir ama önemli riskler arasında nöbet, bipolar hastalarda mani ve yeterli kulak koruması olmazsa işitme ile ilgili sorunlar sayılır.